Cep Telefonu Çılgınlığı

İlk telefonumu sanırım lise 2’de almıştım. Modeli Nokia 3210’du. O zamanlar bu tür şeylere ilgim çok fazlaydı. Küçük bir aleti incelemekten çok zevk alırdım.Sanki gizemli bir dünya gibi içine girerdim. Kullanmasından çok aksesuar niyetine taşımayı severdim. Tıpkı kolumdaki saat gibi… Hala da öyledir ilk aldığım herhangi bir şeyden aldığım zevk farklıdır. Örneğin ilerde Porsche marka bir arabam olsa tüm nazımı çeken, amatörlüğümü üzerimden atmama sebep olan ve sayısız anım olan ford escort marka arabamızdan zevk aldığım kadar zevk alamayacağımı biliyorum. Eee ilkler ne de olsa unutulmaz. 😉 Yıllardır arkadaşlarımın zoruyla aldığım şu anki kullandığım üç beklide dört senelik Nokia 6630(sanırım modeli bu) .3 sene önce 3g aldık ama hala ortada yok. Zaten birçok özelliğini de kullandığım yok ya neyse.. Ama hala ısrarla bazıları gene bana bu telefonun yakışmadığını illaki bir pda’ya geçmemi tavsiye ediyorlar. Açıkçası telefonu telefon için, mesaj atmak ve daha çok müzik dinlemek için kullanıyorum. Merak için birkaç kez internete girmişimdir.Birde klasik mms reklamları var.Nadiren mms atmışımdır.

Öncelikle birçok kişi biliyor ki bizim ülkemizde telefon bir aksesuar niyetine veya ego tatmini veya bir sınıfa aitlik hissi vermiş niyetine kullanılıyor. Asgari ücretle çalışan hatta abartayım çalışmayan bir adam 6 ay makarnaya talim edip bu güzide alete 1500ytl verir. Neden mi? Cevap basit; tabi ki de bir sınıfa ait olma göstergesi diye gördüğünden. Nedense bizim insanımızı yaşam tarzı, kariyeri, kişiliği değil de cep telefonuyla bu eksikliğini kapatacağını sanıyor. Bir tür psikoloji bozukluk sanırım.Bir şey alayım, ne alayım, çok kullandığım bir şey olsun, ilk akla gelen telefon sanırım. Giyim kuşam yada kişiyi geliştirecek bir şey değil. Aylık faturası 30tl olmayan adamlar 6 ayda bir 1500tl’yi(ana itibariyle 1200$) rahat bayılır. Daha dün cebinde 1000tl’lik (an itibariyle 800$) olan telefona sahip fakat mesaj atmayı bilmeyen iyi bir abim ile konuştum. Cebinde 4 tane, evet yanlış okumadınız 4 tane, telefon taşıyan insan tanıyorum. Hoş Macaristan’da 1 kişiye birden fazla cep telefonu düşüyor bizden daha kötüleride varmış.

Teknoloji has güzelde, hepimiz çağa uyalım da; kardeşim kaç kişi telefonunun özelliğini kullanılıyor. Şu an Türkiye’de 3g yokken ve 3.5g dünyada cirit atarken 3g’nin en çok kullanılacak özelliği video izleme, görüntülü konuşma vs. yüksek data transferi isteyen işleri kullanıyor. Kaç kişi filmlerdeki gibi dağın başında yada çölün ortasında tüh şirketten e-posta geldi hemen bakayım Allah şu işim yatacak hemen telefonumu bilgisayarıma bağlayıp bluetooth’dan çevirmeli ağ bağlantısı kurup gprs, edge ,3g üzerinden internete bağlanayım diyor. 40”lcd ve plazmalarda hd kalitesinde film izlemek için standart hale gelmiş çağımızda 3” ekranda vcd kalitesinde bir filme 2 saat kim zevk alarak izliyor ya da izleyebiliyor. Belki elinde televizyonu olmayan biri diyeceğim ama 1500t’lik telefonu olan adamın herhalde bir 37 ekran televizyonu da vardır. Kaç kişi küçücük ve yetersiz internet tarayıcılarında internete girip bu telefonları kullanmış. Evde wi-fi olan birinin tahminim bir bilgisayarı da vardır. Bilgisayarın rahatlığında internette gezmeyi kim bir pda’ya değişir. Bilmem hangi kafede internete bağlanmak istesem neye yarar. Güvenlik sorunu bir yana 3”-4” ekranda yamuk tarayıcılarla ne yapabilirim ki. Birçok kişinin hiçbir işine yaramayacak olan wi-fi neden bir tercih sebebi olmuş anlamış değilim.

Tabi ki bir pda’nın tüm özelliklerini kullanacak biri olacaktır. Hatta şu anki teknolojinin az geldiği insanlarda vardır. Ama bunun oranı yüzde kaç tabi tartışılır. Müzik dinlemek için bugün telefonlar yeterince kaliteli. İyi kötü resimde çekebiliyorlar. Tabi ki bu işlerin erbabı olan aletlerle kıyaslanamazlar. Video çekme kabiliyetleri şu an için kötü . 1920*1080 ve üstü çözünürlüklerde çeken birçok kamera varken küçük anılar dışında pek bir işe yaradıkları yok.

Her şeyin en iyisini biliyoruz da, en iyisini istiyoruz ama nedense bilinçli tüketici değiliz.Hoş bu guruba ben de dahilim ya neyse… en azından teknolojik konuda parayı boşa harcamıyorum. J ama yemek olursa kralını tanımam. Japonya’da ki 300$ hamburgere bile para veririm J Bir özelliği kullanamasak bile alacağımız herhangi bir üründe olsun, en iyisi olsun istiyoruz. Bu tüketici çılgınığı nerey kadar gidecek bilemiyorum. Kapitalizm forever… Ne güzel demişler çok şeye sahip olmaya değil az şeye ihtiyaç duymaya çalış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.